Minerallere ve Taşlara Giriş
* Mineral, doğada homojen halde bulunan, çoğunlukla bir kristal yapısına ve belirli bir kimyasal bileşime sahip olan inorganik maddedir.
* Minerallerin bazıları çeşitli sebeplerle yapay olarak elde edilir. Bu yapay minerallere örnek olarak korundum, elmas, safir, yakut ve mavi kuvarsı verebiliriz. Bu yapay mineraller çoğunlukla mücevheratta, sanayide kullanılır. Örneğin elmas, doğada bulunmasına rağmen, doğada nadiren bulunduğundan ve endüstriyel önemi olduğundan, endüstride de kullanılması için karbonun özel makinelerde ısı ve basınç altında tutulmasıyla yapay elmaslar üretilir. Bununla beraber yapay elmas gibi yapay değerli taşların mücevheratta kullanılması yaygın bir uygulamadır. Bu sayede taşlı mücevherlerin çok daha ucuza mal edilmesi ve herkes tarafından satın alınabilmesi mümkün olmuştur.
* Cam mesela doğada obsidiyen olarak bulunan bir kayaçtır.
* Minerallerin hayatımızda çok önemli işlevleri var. Mesela kalsiyum karbonat olmadan ayakta duramazdık. Yani pelte gibi olurduk. Bir çekiç ise çoğunlukla demir oksit minerallerinden yapılır. Evlerimizde ve çevremizde bulunan nesnelerin çoğu, maden türlerinden imal edilmektedir.
* Toprağın içindeki maddeler yenilenebilir. Bu yenilenmeyi de çeşitli koşullar sağlar. Çöllerden havalanan tozlar, mikro meteorlar, Etna gibi volkanlar, kayaç ayrışması, yapay yollar v.s.. Bilhassa volkanların püskürttüğü küller, volkanın çevresi başta olmak üzere, püskürmenin büyüklüğüne göre çok geniş bölgelerin mineral dönüşümünü sağlar. Ayrıca güneyli hava akımlarıyla özellikle Sahra Çölü' nden kalkan tozlar ülkemiz için çok önemlidir. İçeriğinde çok türlü mineraller vardır ve doğanın gübrelenmesine katkıda bulunur. Hani bazı günler "çamur yağışı" haberleri çıkar ya. Ta kendisi bu. Bu çamur yağışı kirli görünse de son derece faydalıdır.
* Mineraller çok çeşitlidir. Öyle ki Dünya' da kayıt edilmiş en az 3000 tür mineral vardır. Kayıt edilmemiş ve kayıtlardan gerekli kriterleri sağlayamadıkları için çıkartılmışlar da eklendiğinde 15000 rakamını verir.
* Taşlar işlendiğinde genellikle çok güzel olurlar. Öyle ki Çinli bir düşünür, sokakta yürürken tekmelediğimiz bir çakıl taşından bile değerli taşlar yaratılabileceğini söylemiştir. Ancak bazı mineraller özellikleri sebebiyle süs taşı olarak işlenemez. Endüstriyel bir önemi varsa anca hammadde olarak kullanılabilir. Mesela kainit minerali havayla temas ettiğinde havadaki nem yüzünden eriyeceğinden, kesinlikle işlenemez. Sertliği Mohs Ölçeği'ne göre 4' ün altındaki mineraller ise çok yumuşak olduklarından genellikle işlenmez. Ayrıca taş kesimi oldukça dikkat, yetenek ve tecrübe gerektiren, çok kolay olmayan bir iştir. Taş kesen sanatçılara yakut, elmas, safir, zümrüt vs gibi çeşitli değerli taşlar emanet edilir ve bu iş kesinlikle hata kabul etmez. Bu yüzden bazı taş kesiciler, taşı nasıl keseceklerine karar vermek için çeşitli kalıplar, modeller yapıp bunlar üzerinde yaptıkları çalışmalar doğrultusunda taşları işlerler.
* Bir çok insan, "taş taştır, Allah'ın taşı" vs der. Ama aslında hiç de öyle değildir. Çünkü o güzel kristaller, rengarenk ve saydam örnekleri insan görünce hiç değilse sözünü geri alabiliyor.
* Benim gibi koleksiyoncular taşları özenle saklarlar ve bu işten büyük bir haz alırlar. Bunları bulmak, tanımlamak, üzerlerinde testler yapmak, bakmak, insanlara göstermek ve sınıflandırmak bana ve diğer koleksiyonerlere çok büyük bir zevk verir. Özellikle bulmak çok zevkli oluyor. Çünkü ne bulacağınızı asla bilemezsiniz. Ummadığınız yerden devasa bir kristal bulabilirsiniz. Ben doğrusu güzel bir taş örneğini bulunca kat kat keyifleniyor ve büyük stres atıyorum. "Acaba şuraya bir göz atınca içinden ne çıkacak.." beklentisi insanın çok hoşuna gidiyor.
* Mineral koleksiyoncuları bazı taşlarını satar ve/veya başkalarıyla değiş tokuş eder. Bir koleksiyoncu araziye hiç çıkmıyorsa koleksiyonunu oluşturmak için büyük paralar öder.
* Minerallerle ilgilenen bilim dalına mineraloji denir.
* Kristalik Sistemler:
Mineralojinin en ilginç alanlarından biri kristalik sistemlerdir.
Bir minerali öğütüp toz haline getirip incelediğinizde, en minik taneciklerin bile kristalik sistem şeklini koruduğunu görebilirsiniz. Minerallerin bu özelliği bölünümdür.
Bazı minerallerin kristalik sistemleri olmadığından (amorf yapılı olduklarından) bölündüklerinde farklı şekiller oluştururlar. Bu yüzden bu minerallerin bölünümü yoktur.
Berk/2002-2020
Yorumlar
Yorum Gönder